Dünya Gıda Gününün Bu Yıl ki Teması

“Dünya Gıda Güvencesi: İklim Değişikliği ve Biyoenerjinin Yarattığı Güçlükler”

Bu yıl Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Dünya halklarının karşı karşıya olduğu yoksulluk, gelir eşitsizliği, gıda israfı ve bunlara bağlı olarak oluşan açlık ve yetersiz beslenme gibi sorunlara dikkat çekmek ve çözümü yönünde çaba sarf etmek için her yıl farklı etkinliklerle kutlanan 16 Ekim Dünya Gıda Gününün bu yıl ki temasını “Dünya Gıda Güvencesi: İklim Değişikliği ve Biyoenerjinin Yarattığı Güçlükler” olarak belirledi.

Dünya Gıda Günü etkinlikleri dolayısıyla bir açıklama yapan Tarım İl Müdürü Hikmet DOĞRU; “28. sini kutladığımız Dünya Gıda Gününün bu yıl ki teması “Dünya Gıda Güvencesi: İklim Değişikliği ve Biyoenerjinin Yarattığı Güçlükler” olarak belirlendi.

Sağlıklı gıdaya erişim hakkı İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde de tanımlanan doğal bir insan hakkıdır. Yaşlılık, sakatlık, ekonomik darboğaz, kıtlık, felaket veya ayrımcılık gibi nedenlerle kendi gıda ihtiyacını karşılayamayan bireylerin bu ihtiyacını karşılamak Devletin görevi, bunu talep etmekse bireylerin hakkıdır. Ancak günümüzde Dünya Gıda Güvenliğini tehdit eden iki temel sorun dikkat çekmektedir. 1- İklim Değişikliği ve 2- Tarıma Dayalı Bioenerjinin Yarattığı Güçlükler.

İklim değişikliği, biyoenerji ve çevre konuları insanlığın karşı karşıya kaldığı güçlüklerdendir. Dünya nüfusunun artması, piyasa koşulları ve biyolojik çeşitliğinin yok olması, ekonomik ve sosyal hedeflerimizi riske atmaktadır. Artan dünya nüfusunun beslenebilmesi için doğal kaynakların sürdürülebilir bir şekilde kullanımı ile 2050 yılına kadar tarımsal üretimin ikiye katlanabilmesi gerekmektedir.

Bunun yanısıra biyoyakıt kullanımındaki artış çiftçilere yeni fırsatlar sunarken, aynı zamanda toprak ve doğal kaynakları bakımından gıda üretimi ile rekabetin ve artan gıda fiyatlarının bir sonucu olarak, gıda güvencesi üzerinde önemli bir negatif etkisi olabileceği değerlendirmesi de yapılmaktadır. Bu çerçevede, biyoyakıt kullanımının ekonomik, çevresel ve gıda güvencesine yönelik olası etkileri üzerinde daha detaylı analizler yapılması talep edilmektedir.

Ülkemizde bioenerjinin yarattığı güçlüklerden en az şekilde etkilenmek için;

1-Dünya ülkeleri tarım ve gıda üretimine daha büyük önem vermeli,

2-Tarım ve gıda alanındaki uluslararası işbirliği güçlendirilmeli,

3-Biyoenerji sektörü bilimsel şekilde yönlendirilerek, gıda güvenliğine öncelik verilmeli,

4-İklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası işbirliği pekiştirilerek, gelişmiş ülkeler sera gazı boşaltımını azaltma yükümlülüğünü yerine getirmeli ve gelişmekte olan ülkelere yardım etmeli, bununla birlikte gelişmekte olan ülkeler de faal olarak harekete geçmeli,

5- Gıda ürünlerinin uluslar arası ticaret ortamı düzeltilip daha adaletli ticaret oluşturulmalı. gibi önlemler alınmalıdır.

Bu kapsamda konu ile ilgili İl Müdürlüğümüzce hazırlanan “Dünya Gıda Güvencesi: İklim Değişikliği ve Biyoenerjinin Yarattığı Güçlükler” konulu bilgilendirme ve eğitim yazısı İl ve İlçe milli Eğitim Müdürlüklerimize bağlı okullarımıza gönderilerek öğrencilerimizin bilinçlendirilmeleri sağlanmıştır.

Tarım Bakanlığı son 4-5 yıldır kuraklığın etkilerini azaltmak amacı ile özellikle damlama ve yağmurlama sulama sistemlerine hem % 0 faizli kredi ve hem de % 50 hibe desteği sağlanmaya başlamış olup bu çerçevede İlimizde 2007 yılında 10.000 hektar alanda kapalı şebeke sulamaya geçilmiştir. 2008 yılında da toplam proje bedeli 3,5 milyon YTL olan 8 adet Tarımsal Sulama kooperatif projeleri Tarım Bakanlığımıza gönderilmiştir. Bu projelerin hayata geçirilmesi ile 2600 hektarlık alanda kapalı şebeke sulama sistemi kurulmuş olacaktır. İlimizde söz konusu bu projelere örnek olarak Eminler Köyü sulama projesi halkımız tarafından rahatlıkla görülebilecektir”. dedi.

 

Detaylı Bilgiİçin Bağlantıyı Tıklayın

                                  

Diğer Haberler